Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki demirci ustası Nurettin Toprak, 1966 yılında açtığı atölyesinde uzun yıllardır aynı örste nal dövme işini sürdürüyor.
Oltu’ya bağlı kırsal Orucuk Mahallesi’nde ikamet eden Nurettin Toprak, mesleğine 70 yıl önce başlamış ve 1966 yılında köy evinin yanında kurduğu atölyede bu geleneği devam ettiriyor.
Toprak, bölge halkının hayvanlarına çakılan nallardan öküz arabalarının tekerleklerine yerleştirilen demir parçalara kadar birçok ürün ürettiği atölyesinde, teknolojinin etkisiyle azalan işlere rağmen mesleğini oğluyla birlikte yaşatmaya çalışıyor.
Sabah namazıyla demir ateşini yakan ve 60 yıldır aynı örste çalışarak demir döven Toprak, tarımda makineleşmeyle düşen talebe rağmen bu geleneği oğluyla sürdürmeyi hedefliyor.
“Bir ben kaldım, ben de sıfıra çıktım”
Demirci ustası Nurettin Toprak, AA muhabirine çocuk yaşlarda çırak olarak başladığı demirciliğin ardından iki yıl askerlik yaptıktan sonra kendi dükkanını açtığını aktardı.
Kendi imkanlarıyla 1966’da şu anki dükkanını kurduğunu belirten Toprak şöyle konuştu:
“Hep dükkanımın başındayım. Yakın ilçelerden buraya toptan nal almaya gelenler vardı. Artık çalışırken zorlanıyorum. Ateşin önünde oturmak zorlaşıyor. Son on yıldır tansiyon hastalığım var. Doktor ‘Ateşe girmeyeceksin’ dedi. Ben de ‘Hocam siz bana sağken mezara girmemi söylüyorsunuz’ dedim. Demiri bırakmayı düşünmüyorum. Sabah namazımı kılarak gelir dükkanımı açarım. Saat 09:00’a kadar ateşin karşısında çalışıyorum; ardından oğlum geliyor ve o devam ediyor. Bu şekilde hayatımı sürdürüyorum. Son dört yıldır eskisi gibi değilim; artık yaptıklarımız satılmıyor. Şimdi alan olursa yapıyoruz. Eskiden bu bölgede 18 demirci vardı; şimdi hiçbiri kalmadı. Bir ben kaldım, ben de sıfıra çıktım.”
Dükkanında kullandığı aletlerin oldukça eski olduğunu ifade eden Toprak, “Dükkanı açtığımda bir örs almıştım; burada Rus örsü de mevcut. Dükkanımdaki tüm malzemeler çok eski; çünkü yeterince kullanılmadıkları için paslandılar.” dedi.
“Bir tek nal işi kaldı, o da bitmek üzere”
Babasının yanında çalışan 56 yaşındaki Hikmet Toprak ise mesleğin sona yaklaşmakta olduğunu dile getirdi.
Kendisi de 43 yıl önce bu işe adım attığını belirten Toprak, “Önceleri öküz arabalarının tekerleklerine halka, çift demiri, balta ve çapa gibi el emeği ürünler yapardık; ama şimdi bu işler tamamen bitti. Şu an sadece nal işi kaldı ama o da sona yaklaşıyor.” şeklinde konuştu.
Toprak, babasının mesleğe duyduğu tutkuyu vurgulayarak şunları ekledi:
“Dükkana olan ilgisi başka hiçbir şeyde yok. İş olmasa bile gelir burada oturur. Biz de babamızdan böyle gördük; sabah girip akşama kadar çalışıyorduk beraberinde pazarlarda nal satardım. Artık bunlar yok ama babam hala çalışıyor. Sanırım bu işin son temsilcisi ben olacağım ve ömrüm yettiğince bu mesleği bırakmayacağım; zira ben de babam gibi bırakamıyorum; 13 yaşımdan beri dükkandayım.”